Başlangıç > BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ, DEVELOPMENT, GÜNLÜK, MESLEKTEN > MÜŞTERİLERİNİZLE ARANIZ NASIL?

MÜŞTERİLERİNİZLE ARANIZ NASIL?

doing_business.jpgŞimdi sayarak vakit kaybetmeyi istemediğim pek çok nedenden ötürü bir haftadır bloguma birşey ekleyebilmiş değilim. Umarım bundan sonra eskisi gibi sık bir şekilde blogumu güncellemeyi sürdürebilirim.

Bu blog yazımda işe başladığım günden beri dikkatimi çeken bir konuyu hem paylaşmak hem de sizlerin deneyimlerini öğrenmek istiyorum. Şu anda bir bankacılık projesinde yer alıyorum ve çalışma ortamı olarak da projesini yaptığımız bankanın operasyon merkezini kullanıyoruz. Hal böyle olunca eve gidiş gelişlerde de bankanın servisini kullanıyorum. Buraya kadar herşey normal fakat tek bir sorun var o da servisteki tek Cybersoft çalışanı benim olmam.

Yani müşterilerimizle birlikte yaklaşık bir saatlik bir yolculuk yapıyorum. İlk başta bunu bir dezavantaj gibi görürken şimdilerde müşterilerimizin beklentilerini anlamak için iyi bir fırsat olarak görmeye başladım. Sohbet arasında konu dönüp dolaşıp yaptığımız projeye geliyor. (Benim mesai saatleri dışında iş konuşmama konusundaki ısrarlarıma rağmen)

Bu sohbetler NON-IT dediğimiz yani bizim sektörle içli dışlı olmayan insanların beklentilerini , düşüncelerini çözmem konusunda bana çok şey katıyor. Gerçekten de bazı konularda inanılmaz farklı bakıyoruz olaylara. Bizler genelde az efor sarfederek , kısa zamanda projeyi bitirmeyi hefelerken onlar da manuel olarak yapabildikleri herşeyin bilgisayar ortamında olmasını bekliyorlar. Sanırım projeler ile ilgili toplantılarda zamanın çoğu bu tip ayrılıklar için orta yol bulmaya gidiyor.

Proje yöneticileri için hedef ; olayları karmaşıklaştırmadan , baş ağrısı yaşamadan ve yapılıp kapatıldığına inanılan bölümleri tekrardan açmadan işi tamamlamak oluyor. Müşteriler ise para verdikleri ürünün tüm ihtiyaçlarını karşılamasını bekliyorlar. Bu durumlarda ikna kabiliyeti fazla olan kazanıyor.

Her ne kadar okullarda kullanıcı sözleşmesi vs. gibi kavramlar görsek de işin içine para girince hayatın gerçekleriyle yüzleşiyorsunuz. Yani isteklere sınır koymak o kadar da kolay olmuyor.

Bir de sonradan ortaya çıkan istekler var ki onlar tam facia. Herşeyi tamamdır hallettik derken “şurası da şöyle olsun” gibi bir istek gelince insan ne yapacağını şaşırıyor. (Allahtan okuldaki projelerden alışkınım bu son dakika gollerine) Bu gibi durumların ortaya çıkmaması konusunda analist arkdaşların yetenekleri devreye giriyor. Yani müşteri leb demeden analistler leblebiyi anlayabilmeli. (İyi yemek yapan birinin bir yemek uygulamasında neler olabileceğini bilmesini beklemek hayalden öteye geçmeyecektir). Bu da proje yapılcak sektörün önceden yeterince incelenmesini gerektiriyor.

Sonuç olarak müşteri ve kendi ekibiniz arasında bir denge kurmak zorunda kalabiliyorsunuz . Müşteriye anti-patik yaklaşmayı da doğru bulmadığımı belirteyim çünkü müşterilerin istekleri ortaya çıkarmaya çalıştığınız ürünün daha iyi bir hal almasını sağlayabiliyor. Bu konuda müşterilerin taleplerini kurdukları e-mail grubu ile alıp ,anında değerlendirerek FUTURE LIST ‘e ekleyen Aqua Data Studio geliştiricilerini tebrik ediyorum. Görüyorum ki uzun vadede müşterisiyle iyi geçinen , onun isteklerini angarya olarak görmeyen kişiler kazanıyor çünkü sonuçta ortaya çıkan ürün diğerlerine nazaran çok daha iyi oluyor.

Bugünkü öğle yemeği aramı da bu yazayı yazarak geçirmiş oldum. (Uzun zamandır blogumu güncelleyememenin vermiş olduğu vicdani rahatsızlıktan ötürü böyle bir ihtiyaç hissettim.) Umarım müşterilerimiz “çay-kahve getir” menüsünün de projeye eklenmesini istemeden herkes memnun bir şekilde (biraz zor ama olsun) projeyi tamamalarız. Şimdilik benden bu kadar. Fırsat buldukça çalıştığımız sektörün dışındaki kişilerin olaylara bakış açılarını bloguma taşımaya devam edeceğim. Sağlıcakla kalın…

Reklamlar
  1. Temmuz 12, 2007, 1:19 pm

    gerçekten değişik bakış açılarına göre değişik yorumlara sebebiyet verebilcek durum. Bu şekilde bi ekip ile çalışınca müşteri ile muhtap olan genelde proje yöneticisi oluyor, o sana isteği iletiyor ancak freelance şekilde çalışınca bu durum çok daha can sıkıcı olabiliyor 🙂 ve en ama en sinir olduğum şeylerden biri ise baştan belirtilmemiş ancak proje sonunda istenen ve projede köklü değişiklikler yapmaya sebep olabilecek şeyler

  2. Temmuz 12, 2007, 5:04 pm

    @grkn: O dediğin köklü değişiklik olayı daha çok proje yaptığın sektöre yabancıysan yada yolun başındaysan olabiliyor. Yani mimaride yada alt yapıda bir değişiklik yapmak ciddi mana da sorundur bunun için modüller şeklinde çalışmayı ve bunların birbirinden mümkün mertebe bağımsız olamsını sağlamak gerekiyor. Bir de uygulamada önemli noktalar hard-coded değil parametrik olursa çoğu büyük değişiklik kolaylıkla halledilebiliniyor.

    Bu saydıklarıma rağmen karşılaşılan sorunlar da müşteriye dirnemk yada bir sonraki sürüme kısmetse demek 🙂 yapılacak en akıllıca iş.

    Bu arada blogunun 1. yılı da hayırlı olsun. Nice güzel blog yazılarına diyelim artık…

  3. Temmuz 12, 2007, 7:18 pm

    eyw ibrahim abi 🙂 zaten benim yaşadığım sorunda bu modüller birbiri ile baya bağlantılı olduğu için oluşmuştu 🙂

  4. Temmuz 12, 2007, 8:39 pm

    @grkn : Sanırım o dediğin noktadaki sorun biraz acelecilikten kaynaklanıyor. (Yıllardır bu işi yapan abilerimiz bile loosely coupled uygulamalar geliştirmek konusunda bazen başarısız olabiliyorlar o nedenle pke de takma kafaya 🙂 )

    İtiraf etmeliyimki öğrencilik zamanında her proje yada uygulama fikirnde hep aklıma takılan aşama DEVELOPMENT olurdu ama görüyorumki development işin en kolay kısmı yeterki analizler iyi olsun.

  5. Temmuz 12, 2007, 9:51 pm

    ağzın bal yesin diyorum başka bişey demiyorum abi 🙂

  6. Temmuz 15, 2007, 6:31 pm

    sorunlarima cözüm oldu diyebilirim. tesekkür ederim.

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: